Original PDF Flash format halidi-bagdadi  


Halidi Bagdadi

www.sadav.org.tr


MEVLANA HALÝD EL-BAÐDADÝ
1775-1826
Þeyh Mevlana Halid el-Baðdadi , 1775 yýlýnda Irak
Süleymaniye'ye baðlý Karadað kasabasýnda dünyaya
geldi. Babasýnýn adý Ahmed , dedesinin adý
Hüseyin'dir. Soyu baba tarafýndan Hz. Osman (ra.)'a
, anne tarafýndan Hz. Ali (ra.)'a ulaþýr. Halk arasýnda
“Altýparmak” diye meþhur Mikail Aþireti'ne
mensuptur.
Eðitimine önce Karadað , sonra da
Süleymaniye'de devam etti. Döneminde
Süleymaniye'nin en önemli alimleri olan Abdülkerim
Berzenci (vf.1798) ve Abdurrahim Berzenci
(vf.1800)'den icazet aldý.
Baðdat'a giderek kelam , tefsir , hadis , fýkýh ve
arap dili ve edebiyatý okudu. Tekrar Süleymaniye'ye
döndü. Kendisine bir medrese tahsil edebileceðini
söyleyen Baban Bölgesi Valisi Ýbrahim Paþa'nýn
teklifini , henüz ilmini tamamlayamadýðýný söyleyerek
kabul etmedi.
1797'de Senendic'e giderek Muhammed Kasým
(vf.1818)'dan astronomi , fen , sayýsal ve sosyal
bilimler dalýnda ilimleri öðrendi. Tekrar memleketi
olan Süleymaniye'ye döndü.
Hocasý Abdülkerim Berzenci 1798'de vefat
edince , hocasýnýn medresesinde müderrisliðe
baþladý. Hocasýnýn makamýna geçip ders vermeye
baþladýktan sonra içindeki manevi boþluðu
doldurmak için bir mürþid aramaya baþladý. 1805'de
Musul , Diyarbakýr , Urfa , Haleb yoluyla Hac için yola
çýktý. Yolu üzerinde bulunan Þam'a uðradý.
Þam'da döneminin en büyük hadis alimlerinden
Muhammed el-Kurbizi (vf.1806)'den hadis icazeti
aldý. Ayný zamanda Kadiri Tarikatý þeyhlerinden
Mustafa el-Kürdi'den Kadiri Tarikatý üzere icazeti
aldý.
Fakat içindeki arayýþ bitmemiþti. O'nu tasavvufa
baðlayan olay ise þöyle gerçekleþir :
www.sadav.org.tr

Hac için Þam'dan ayrýlýp Medine'ye gelir. Kendisi için
bir mürþid ararken Yemenli bir zat ile karþýlaþýr.
O'ndan nasihat ister. O zat Mevlana Halid el-
Baðdadi'ye
- Ey Halid , Mekke'ye vardýðýnda edebe uymayan
birini görürsen onu hemen reddetme dedi.
Mevlana Halid el-Baðdadi Mekke'ye gelir. Bir Cuma
günü erken bir vakitte Haram-i Þerif'e gelir ve sýrtýný
Kabe'ye dönmüþ bir adam görür. “utanmadan sýrtýný
Kabe'ye dönmüþ edebi gözetmiyor” diye içinden
geçirince o zat :
- Mümine hürmet Kabe'ye hürmetten daha
üstündür. Bunun için yüzümü sana döndüm. Niçin
beni kötülüyorsun? Medine'de sana yapýlan uyarýyý
ne çabuk unuttun der. Mevlana Halid el-Baðdadi
onun büyük bir Allah dostu , veli olduðunu anlar ve
ona öðrenci olmak isteyince o zat :
- Senin irþadýn Hindistan tarafýndan geliyor. O
tarafýndan geliyor. O tarafa yönel dedi. Aradýðý fýrsatý
kaçýrmýþtý.
Haccýný tamamlayýp tekrar Süleymaniye'deki
medresesine döner.
Bir müddet sonra Abdullah Dehlevi (vf.1824)'nin
halifelerinden Mirza Rahimullah Azimabadi (vf.
1844) Süleymaniye'ye gelir. O'nun teþvikleriyle
1809 yýlýnda yaya olarak Abdullah Dehlevi ile
görüþmek üzere , bütün meþgul olduðu iþleri
býrakarak Hindistan'a gider. Yolculuðu bir yýl sürer.
Yolda uðradýðý þehirlerdeki alim ve bilginlerle tanýþýr ,
ilmi müzakerelerde bulunur.
Tahran'da Þii alimlerinden Hafýz Ýsmail Kaþi ile
tartýþarak ehli sünnetin görüþlerini müdafaa eder.
Bistam'da Bayezid-i Bistami'nin kabrini ziyaret
eder. Sonunda Abdullah Dehlevi'nin bulunduðu
Cihanabad (Delhi)'a ulaþýr. Bu yolculuðun kendine
verdiði duygularla bir çok þiirler söyler ve bu þiirleri
“Divan” adlý eserinde toplar.
Mevlana Halid-i Bagdadi (rh.a) Türbesi

Abdullah Dehlevi , Mevlana Halid'i beþ aylýk manevi
bir eðitime bir eðitime tabi tutar. Önceleri O'nu
tuvalet temizliði ve ayak iþleri gibi hizmetlere verir.
Ýlmin verdiði gurur ve kibirden uzaklaþmasý için
verilen bu hizmetleri kusursuz olarak yerine getirir.
Hocasýnýn izniyle Þah Veliyyullah Dehlevi'nin oðlu
Abdülaziz b.Þah Veliyyullah Dehlevi'nin derslerine
devam ederek ; hadis , akaid ve kelam ilimlerinden
icazet alýr.
Kýsa sürede de Tasavvufi eðitimini (seyr-u süluk)
tamamlayan Mevlana Halid'e , Þeyh Abdullah Dehlevi
memleketine dönmesine izin verir.
Abdullah Dehlevi , Ebu Said el-Hindi ve Þah
Beþaretullaah en-Nakþibendi'nin hazýr olduðu bir
mecliste , Mevlana Halid el-Baðdadi'ye Nakþi , Kadiri
, Sühreverdi , Kübrevi , ve Çiþtiyye tarikatleri ile
irþad , hadis , tefsir , tasavvuf gibi ilimlere dair
icazetname verilir.
Kedisine Baðdat'a gitmesi emredilince hocasýna :
-
O bölgede irþada nasýl güç yetirebilirim ? çünkü
orada büyük alimler ve halkýn sevip , saygý
gösterdikleri Berzenci ve Haydari büyükleri vardýr.
Bunlar benim irþad faaliyetlerime engel olurlar der.
Þeyh Abdullah Dehlevi ise , Mevlana Halid'e þöyle der
:
Sen emredildiðin yere git. Kýsa zamanda buralarýn
halký büyük , küçük hepsi sana gelip hizmetine
girecekler ve saygý göstereceklerdir. Söyle bana
daha baþka ne istersin ?
Bunun üzerine Mevlana Halid el-Baðdadi þöyle der :
Son arzum dindir. Dinin kemali ve kuvveti bulmasý
için de dünyayý isterim.
Bu anlayýþý daha sonra irþad anlayýþýnýn bir prensibi
olacaktýr.
36 yaþýnda 1811'de hocasý Abdullah Dehlevi'nin
dediði gibi ilim ve tasavvuf namýna “hepsini alýp
götüren” Mevlana Halid el-Baðdadi önce
Süleymaniye'ye , ardýndan Baðdat'a gelir.
www.sadav.org.tr

Baðdat valisi Said Paþa'nýn desteði ile Ýhsaniye
Medresesi'ni tekke olarak kullanmaya baþlar. Geniþ
ilmi ve engin tasavvuf bilgisi ile þöhreti kýsa zamanda
Ýslam coðrafyasýna yayýlýr.
Kýsa zaman sonra da kendisine haset eden
Berzencili Þeyh Maruf tarafýndan devrin
yöneticilerine þikayet edilir ama olayýn bir iftira
olduðu anlaþýlarak suçsuz olduðu anlaþýlýr.
1817 tarihinde Süleymaniye'ye gelir. Burada 2.
dergahýný açar. Pek çok öðrenci yetiþtirir. Ýlmiye
sýnýfýnýn tarikatý payesini alarak ilme aðýrlýk veren ,
Ýslami esaslara baðlý bir tasavvuf anlayýþýna önem
vererek tamamý ilmiyeden gelen 116 tane halife
yetiþtirerek tüm Ýslam ülkelerine gönderir. “12.
asrýn müceddidi” ünvanýný alýr.
Tekrar Baðdat'a gelen Mevlana Hali el-Baðdadi ,
1822'de Þam'a gelir , Þam'da bir ev ve arazi alýr.
Arazi üzerine bir mescit yaptýrýr. Þam'da harap ve
metruk durumda bulunan mescit ve medreseleri
tamir ettirerek buralarý faaliyete geçirir.
1825'te tekrar hacca gider. Hac dönüþü 12
Zilkade 1240 / 10 Haziran 1826 Cuma günü Þam'da
kolera hastalýðýndan vefat ederek ebedi aleme geçer.

Mevlana Halid el-Baðdadi'nin 3 hanýmý vardý. Bu
evliliklerden Þihabeddin , Bahaeddin , Abdurrahman
ve Necmeddin adýnda 4 oðlu ve Fatma adýnda 1 kýzý
oldu. 3 oðlu saðlýðýnda vefat etti. Soyu Necmeddin
(vf.1854) ve Fatýma (vf.1869) yoluyla devam etti.
Mevlana Halid el-Baðdadi'nin türbesi , yetiþtirdiði
halifelerinden olan Muhammed Firaki'nin giriþimi ile
1842'de Sultan Abdülmecit'in emri ile Þam valisi
Necip Paþa Tarafýndan yaptýrýldý. Sanduka üzerindeki
iþlemeli örtü Sultan Abdülmecit tarafýndan
yaptýrýlmýþtýr.
O'nun müritleri arasýnda Mustafa Asým , Mehmet
Refik gibi þeyhülislamlar , Said Paþa , Necip Paþa ,
Namýk Paþa gibi devlet adamlarý ve Hanefi Fakýhi Ýbni
Abidin Ruhul Meani tefsirinin yazarý Alusi gibi
alimlerde vardýr.
Mevlana Halid-i Bagdadi (rh.a) Türbesi

Ýbni Abidin'e yazdýðý icazette þöyle buyururlar : “
önceki ve sonraki alimlerin icma ettikleri gibi ,
ilimlerin en þereflisi , dini ilimlerden fýkýh ve hadistir.
Dünya ve ahrette kurtuluþumuz ancak bu ilimlerden
olacaktýr. Bu ilimler kalbimizin ýþýðý ve kýymetli
dayanaðýmýzdýr.”
Tasavvufi alanda yetiþtirdiði 116 halifesi zahiri
ilimlerden icazet almýþlardýr.
Mevlana Halid el-Baðdadi'nin kütüphanesinde
tasavvufi ilimlerden daha çok Þafii ve Hanefi fýkhýna
ait eserler bulunmaktadýr.
Kendisi keramet ehli olduðu halde O þöyle derdi :
“Cenab-ý Haktan bizler ve sizler için istikametin
devamýný dilerim. Dolayýsýyla istikametin sebeplerini
öðrenmeye çalýþýnýz , gayret ediniz. Bir istikamet bin
kerametten daha hayýrlýdýr.”
Tahsil hayatýndan itibaren zühd , takva ölçüleri
içerisinde yaþamaya gayret etti. Küçüklüðünden
vefat edinceye kadarki hayat süresi boyunca , duha
ve teheccüd namazlarýný hiç kaçýrmadan kýldý.
Vasiyetinde Allah'a yemin ederek þöyle der : “balið
olduðum zamandan bu güne kadar iki vakit namazý
kazaya býrakmadým. Kuþluk ve teheccüd namazlarý da
üzerimden geçmemiþtir.”
Ýnsanlar O'nu ya ders okuturken ya alimleri ziyaret
ederken yada hasta ziyareti yaparken görürlerdi.
Hayatýnýn en verimli çaðýnda yani 51 yaþýnda vefat
eden Mevlana Halid el-Baðdadi yetiþtirdiði
halifeleriyle Nakþi tarikatýný Osmanlý coðrafyasýna
taþýyarak kendi adýyla anýlacak “Halidiye” kolunun bu
topraklarda yerleþmesini ve geniþ halk kitlelerine
ulaþmasýný saðladý. Konya bölgesinde , Seydiþehir
Çavuþta vefat eden Þeyh Muhammed Kudsi el-
Bozkýri ( Hoca Memiþ Efendi ) (vf.1852) ve
Karaman'da Ketane Camiinde medfun Ödemiþli
Hasan Kudsi Efendi (vf.1834) , O'nun
halifelerindendir.
Allah rahmet eylesin.
www.sadav.org.tr

KAYNAKLAR
1-Abdurrahman Memiþ
Halidi Baðdadi ve Anadolu'da Halidilik
Ýstanbul , 2000
2-Ýrfan Gündüz
Osmanlýlarda Devlet-Tekke Münasebetleri
Ýstanbul , 1984
3-Mehmet Zahit Koktu
Tasavvufi Ahlak (2)
Ýstanbul , 1982
4-Hamid Algar
Ýslam Ansiklopedisi “Halid Baðdadi” maddesi
Türkiye Diyanet Vakfý Yayýnlarý
5-Abdülmecid Hani
Nakþibendilerin Gül Bahçeleri
“el-Hadaikül-Verdiyye” tercüme : Mehmet
Emin Fidan
Ýstanbul , 2007
6-Muhammed Zahid el-Kevseri
Altýn Silsile
Ankara
7-Hasan Kamil Yýlmaz
Altýn Silsile
Ýstanbul
8-Ýsmail Bilgili – Ahmet Çelik
Muhammed Kudsi el-Bozkýri
Konya , 2008


Mevlana Halid-i Bagdadi (rh.a) Türbesi

Document Outline