Original PDF Flash format Tasavvuf-ve-İnsan  


Tasavvuf Ve İnsan

etmek ve onlarla konuþmamak tehli-
kelidir. Peygamber Efendimiz
(s.a.v.)'e bir gün bir þahýs gelir ve ço-
cuðunun hayýrsýzlýðýndan, saygýsýzlýðýn-
dan -beddua ederek- bahseder. Bu-
nun üzerine Peygamber Efendimiz
(s.a.v.)'in hoþnutsuzluðu yüzünden
belli olur ve "Hiç þikayet etme, çocu-
ðun karakterini sen bozmuþsun" diye
cevap verir.
h) Yeri geldiðinde özür dileyebil-
mek, gönül almak tartýþmayý kýsa yol-
dan iyi sonuca götürebilir. Kendi ku-
surunu görebilmek ve eþin haklý ol-
duðu noktalarý belirtmek de ortak bir
çözüme varmayý kolaylaþtýrýr. Þaka
ve mizah yerinde kullanýlýnca havayý
konuþmaktan kaçýnmak zor olabilir.
nu büker, aðlar ve "Sen beni sevmi-
yumuþatýr, aradaki buzlarý eritiverir;
Tasavvuf ve Ýnsan
Ancak "Ýstemiyorsan ananýn evine gi-
yorsun, beni hiç düþünmüyorsun,
bu sebeple düzeyli þakalaþmayý bil-
dersin!" gibi son sözler baþtan söylen-
beni düþünseydin böyle konuþmaz-
melidir.
memelidir. "Ben böyleyim iþte, ister
dýn!" diye duygusal silahlara baþvurur.
Eðer çocuklarýmýza karþý bir yan-
Eðitim Mustafa AKYOL
kabul et, ister etme, iþine gelirse!" gi-
Bu nedenle her iki eþin haklý olduðu
bi sözlerle tartýþma çýkmaza sokulma-
noktalarýn açýklýða kavuþmasý, iþin tatlý-
lýþlýk, bir haksýzlýk yapmýþsak, yaþlarý
malýdýr. Çocuklarýmýzla da konuþur-
ya baðlanmasýný kolaylaþtýrýr. Çocukla-
ne olursa olsun özür dilemeliyiz.
Felsefede mistisizm (gizemlilik)
da vefat etmiþ olan Ebû Haþim is-
Tasavvufun TTemeli
ken baðýrmak meseleyi halletmek ye-
rýmýzla ise zýtlaþmamalý, iþi inada bin-
Özür dilemek çocuðumuzun gözün-
doðaüstü güçlerin var olduðunu ve
minde bir zahiddir.
Þu Ü
Üç EEsasa D
Dayanýr:
rine onun da baðýrarak konuþmasýna
dirmemelidir. "Bacak kadar çocuða
de bizi daha da yüceltir. Böyle bir du-
bu güçlerle iliþki kurabileceðini savu-
ya da korkup sinmesine sebep ola-
sözümüzü geçiremeyecek miyiz?"
rumda þýmarýr kaygýsýna kapýlmamalý-
Ebû Haþim'in Suriye'de Remli
1- Zikir: Ýnsanýn günlük yaþamýnda
nan felsefe düþüncedir. Baþka bir ifa-
yýz. Ana babalar, çocuklara her za-
þehrinde bir zaviyede meydana ge-
Allah'ý sýk sýk anmasý, onu unut-
caktýr. Ayrýca vücut duruþumuz ve
düþüncesi ile iþi güç gösterisine dö-
de ile mistisizm aklýn kavramayacaðý
man bir büyük gibi davranmalý. Ancak
tirdiði ve saliklerine sufî ismini verdiði
mamasýdýr.
yüz ifademiz de önemlidir. Çocukla-
nüþtürmemelidir. "Seni sevmiyorum
gerçekleri mistik sezgi ile bilmek an-
rýmýzýn (tembel, þýmarýk, terbiyesiz,
baþkalarýnýn annesi olacaðým" tarzýnda
onlarýn çocuk olduklarý unutulmama-
lamýna gelir. Tasavvufun diðer adý ise
rivayet edilmektedir.
2- Sabýr: Ýnsanýn karþýlaþtýðý olum-
ne laf anlamaz çocuksun, bu adam
sevgi tehdit aracý yapýlmamalýdýr. Ken-
lýdýr, büyük gibi davranmasý beklen-
Ýslam mistisizmidir.
Süfyân Sevrî, Ebû Haþim hakkýn-
suzluklara, nefsi isteklere, insan-
memeli. Yani katý kurallý olmamalý,
larýn kýþkýrtmalarýna v.b. durumla-
olmaz, aptal, vb. ifadelerle) doðrudan
dimizi çocuðun yerine koyarak, onun
Tasavvufun G
Gayesi
da; "Ben Ebû Haþim'i görmeden ön-
kiþiliklerine saldýrmak hem o mesele-
da haklý olduðu noktalar belirtilmelidir.
yerine göre þakalaþmasýna, nazlan-
ce sofinin ne olduðunu bilmiyor-
ra sabýrlý olmaktýr.
Tasavvuf, dünyanýn süsünden yüz
masýna hatta þýmarmasýna izin veril-
dum” demiþtir. Sofî ismi Peygambe-
yi çözmez, hem de iliþkilerimizi ze-
3- Þükür: Allah’ýn insana verdiði ve
g) Tartýþma ve çekiþme evin dýþýna
çevirmek, insan nefsinin yöneldiði
rimiz zamanýnda yoktu. Bu kelime
deler. Halbuki eleþtirdiðimiz davranýþý
meli.
vereceði nimete, saðlýða, afiyete
taþmamalý, ana babalar taraf olmaya
gelip geçici tatlardan uzak durmak ve
"Tabiîn" devrinde söylenmeye baþ-
ne ise o belirtilmelidir. "Tembel" yeri-
þükretmektir.
ya da hakemlik etmeye zorlanmama-
Ancak aðýr kiþilik bozukluklarýnda
halis niyetle Allah'a yönelmektir.
lanmýþtýr.
ne "ders çalýþmýyorsun, ihmal ediyor-
ya da ruhsal dengesizliklerde bu ku-
Tasavvuf insanýn eðitimini esas
lýdýr, hele çocuklar tartýþmaya hiç ka-
Tasavvufun amacý Hakk’ýn rýzasýný
sun bu da beni kýzdýrýyor" gibi.
Tasavvuf, herkese dost olmak,
alan, insaný olgunlaþtýran, kâmil insan
rýþtýrýlmamalýdýr. Bir suçlamaya baþka
rallar çarpýk iliþkileri düzeltmeye yet-
kazanmak için nefisleri temizlemek,
kimseye yük olmamak, gül bahçesi-
yapmaya çalýþan, insaný kötülükler-
f) Amaç tartýþmayý kazanmak de-
bir suçlamayla karþýlýk vermek de ha-
mez. Üstelik çocuklarýn ruh saðlýðý da
güzel ahlak sahibi olmaya çalýþmak,
nin gülü olmak, dikeni olmamaktýr.
den uzak tutan, güzel ahlaka ulaþtý-
ðil, bir çözüme varmak olmalýdýr. Se-
vayý gerginleþtirir. Ortamýn uygun-
olumsuz etkilenir. Tartýþmalardaki ne-
Allah'a kulluk etmek, Allah ve
Tasavvuf ilahi ahlakla ahlaklanmak
ran, ilahi aþký insana tattýran manevi
çenekler gözden geçirilmeli ve en
suz, sinirlerin çok gergin olduðu du-
zaketsizlik, argo, küfür çocuklarý her
Resûlü’nün ahlakýyla ahlaklanmaktan
bencillikten kurtulup, kendinden çok
bir yoldur.
uygunu üzerinde uzlaþmaya gidilme-
rumlarda 'ateþkes'e gidilmeli, tartýþma
zaman rahatsýz eder. Buna karþýlýk
ibarettir.
baþkasýný düþünmektir.
Tasavvuf güzel ahlak ve edeptir.
lidir. Uzlaþmayla biten tartýþma yapýcý
uygun bir zamana ve yere ertelen-
birbirini seven ve bencillikten kaçýn-
Tasavvufun M
Menþei
Tasavvufun temeli insanýn yaptýðý
Güzel ahlak, imaný taklitten kurtara-
ve yaklaþtýrýcý olur. Eþlerden birinin
melidir. Ancak evden çýkýp gitmek ya
masýný bilen eþler, kendilerine en uy-
Tasavvufun menþei hakkýnda çe-
kötülüklerden piþman olmasýna da-
rak fikir ve davranýþlara istikamet ve-
yenik düþmesi onda kýrgýnlýk yaratýr.
da öteki eþi dize getirmek için küslü-
gun uzlaþma yollarýný deneye deneye
þitli görüþler vardýr. Bunlardan biri ta-
yanýr. Çünkü insan eksik bir varlýk ol-
ren ihsan duygusunu yani Cenâb-ý
Yenilen erkek ise, çoðunlukla gücüne
ðü inatla sürdürmek yoluna gidilme-
bulabilirler. Saðlýklý tartýþma, anlaþma
savvufun Müslümanlar arasýnda
duðu için sürekli hata yapmaya açýk-
Hakk'ý görüyormuþçasýna bir hâlet-i
ve evin reisi olmanýn verdiði yetkiye
melidir. Çocuklarýmýzla kriz anýnda
ve çözüme ulaþma kurallarýný edep
zuhûru hicrî ikinci asrýn ortalarýna
týr. Önemli olan insanýn yapmýþ oldu-
rûhiyeyi kalbde sabitleyerek, þahsi-
sýðýnýr : "Ben böyle istiyorum, benim
tartýþýlmamalýdýr. Ancak büsbütün
ve adab-ý muaþeret çerçevesinde
doðrudur. Tasavvuf kitaplarýndan
ðu hatayý hemen fark edip, piþman
yetin hakim ve ayrýlmaz bir parçasý
dediðim olacak, anlaþýldý mý?" diyerek
görmezden gelmek de doðru deðil-
kendileri geliþtirebilirler ve mutlu ol-
"Nefehâtü'l-Üns'ün belirttiðine göre,
olup, doðru yola yani Allah yoluna
haline getirmek ve bu minval üzeri-
kestirip atar. Yenilen kadýnsa, boynu-
dir. Ayrýca çocuklara küsmek, beddua
mayý hak ederler.
safî ismi verilen ilk zat hicrî 150 yýlýn-
yönelmektir.
ne yaþamaktýr.
72
Somuncu Baba
Þubat / 2006
73